|
...MaSaL...
|
 |
« Yanıtla #133 : 04 Aralık, 2011, 21:12:37 » |
|
ÖDEV..
Öğretmen Birgün Öğrencilerine Ödev Vermiş Devlet,Millet, Vatandaş Ve İstikbal Kelimelerinin Anlamlarını Bulmalarını Söylemiş Çocuk Akşam babasına "Baba Öğretmenimiz Ödev Verdi Devlet,Millet,Vatandaş Ve İstikbal Kelimelerinin Anlamlarını Bulacağız Yardım Edermisin Demiş Babası " Devlet Benim Millet Annen Vatandaş Sensin İstikbalde Beşikteki Bebeği Göstererek O Kardeşin Demiş Çocuk Defterine Şunları Yazmış Devlet Milleti Dövüyor İstikbal Bok İçinde Vatandaş Ne Yapsın...
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Bilinmezlerde kaybolmusum.Etrafim sessiz kulağim sanki sağır. Duymuyorum, içime kapanmışım sadece KALBİMİN atışlari.Duyuyorum, hissediyorum savaşim KENDİMLE savaşim SEVGİMLE savaşim "O"NLA...BİLİNMİYENİMLE...
|
|
|
|
...MaSaL...
|
 |
« Yanıtla #132 : 04 Aralık, 2011, 20:12:12 » |
|
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 06 Aralık, 2011, 20:12:02 Gönderen: GunesinGozu »
|
Kayıtlı
|
Bilinmezlerde kaybolmusum.Etrafim sessiz kulağim sanki sağır. Duymuyorum, içime kapanmışım sadece KALBİMİN atışlari.Duyuyorum, hissediyorum savaşim KENDİMLE savaşim SEVGİMLE savaşim "O"NLA...BİLİNMİYENİMLE...
|
|
|
|
___ERDiNÇ___
|
 |
« Yanıtla #131 : 04 Temmuz, 2010, 17:07:26 » |
|
Temel kahvehanesini kapattıktan ve yorgun argın kendini yatağa yattıktan bir süre sonra telefon çalmış; Telefonu açmış, karşısında bir adam; “-Kahveci... Kahvehaneyi saat kaçta açacaksın?...” -Yav kardeşim yeni kapattım ne açması?... Kızgın bir şekilde yatmaya giden Temel, bir süre sonra tekrar telefonla uyandırılmış... “-Kahveci... Kahvehaneyi saat kaçta açacaksın?...” Konuşmadan kapatmış, tam yatacak “Zırrrr”... -Alooo... “-Alo... Kahveci...” -Ne var ne arıyorsun?... “-Kahvehaneyi saat kaçta açacaksın?...” -Sana ne ula?... Ne zaman açarsam açarım... Açsam da seni içeriye almayacağım artık... “-Kahveci ben içeri değil, dışarı çıkmak istiyorum...”
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|

...
|
|
|
|
...MaSaL...
|
 |
« Yanıtla #130 : 04 Temmuz, 2010, 00:07:55 » |
|
Bir gün Pamuk Prenses, Süpermen ve Pinokyo yürüyüşe çıkmışlar... Yürürlerken önlerine bir tabela çıkmış. " Dünyanın En Güzel Kadını" yarışması... Yazıyormuş üstünde. - Bu yarışmaya katılıyorum, demiş Pamuk Prenses.. Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına dönen Pamuk Prenses"e sormuş Süpermen ve Pinokyo. — Eeee, nasıl gitti ? — Birinci oldum, demiş Pamuk Prenses. Yürüyüşlerine devam ederken bir tabela daha,. "Dünyanın En Güçlü Adamı" yarışması... Yazıyormuş üstünde. —Bu yarışmaya katılıyorum, demiş Süpermen. Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına dönen Süpermen"e sormuş Pinokyo ve Pamuk Prenses. — Eeee, nasıl gitti ? - Şüpheniz mi vardı?, demiş Süpermen... Tabiki birinci oldum. Yürüyüşlerine devam ederken önlerine bir tabela daha çıkmış. "Dünyanın En Yalancı İnsanı " yarışması... Yazıyormuş üstünde... —Bu yarışmaya katılıyorum, demiş Pinokyo. Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına gözyaşları içinde dönen Pinokyo"ya sormuş Süpermen ve Pamuk Prenses. — Ne oldu ?
Pinokyo; —KİM ULAN BU TAYYİP DENEN ADAM......
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Bilinmezlerde kaybolmusum.Etrafim sessiz kulağim sanki sağır. Duymuyorum, içime kapanmışım sadece KALBİMİN atışlari.Duyuyorum, hissediyorum savaşim KENDİMLE savaşim SEVGİMLE savaşim "O"NLA...BİLİNMİYENİMLE...
|
|
|
|
...MaSaL...
|
 |
« Yanıtla #129 : 21 Mayıs, 2010, 11:05:38 » |
|
İki ihtiyar arkadaş sokakta karşılaşmışlar. Uzun zamandır görüşmedikleri için de biraz çene çalmak için o civardaki bir kahveye girerler.
Biri: - Seni aylardır görmüyorum. Nerelerdesin?
Diğeri: - Hiç sorma. Hapisten yeni çıktım. Tam altı ay yattım. - Allah Allah... Ne sebepten? - Bir kadına saldırma suçundan.
Öbür ihtiyar (şaşkın) - Neler anlatıyorsun böyle? Gülünç olma, 90 yaşında bir adamın, bir kadına tecavüz ettiği görülmüş şey midir?
- Biliyorum gülünç ama böyle bir şeyle suçlanmak o kadar gururumu okşadı ki hemen itiraf ediverdim.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Bilinmezlerde kaybolmusum.Etrafim sessiz kulağim sanki sağır. Duymuyorum, içime kapanmışım sadece KALBİMİN atışlari.Duyuyorum, hissediyorum savaşim KENDİMLE savaşim SEVGİMLE savaşim "O"NLA...BİLİNMİYENİMLE...
|
|
|
|
...MaSaL...
|
 |
« Yanıtla #128 : 16 Mayıs, 2010, 14:05:19 » |
|
Amerika'da büyük şehirlerden birinde bir kilise, havra ve cami tesadüf birbirine komşu durumuna gelirler. Zamanla papaz, haham ve hoca arkadaş olurlar. Üçüde kendi dinince ibadetini yaptırır, sonra biraraya vakit geçirirler. Gel zaman git zaman, yaz aylarında avluda kağıt oynamaya başlarlar.. İnsan azmaya görsün, bir süre sonra bu oyunları kumara dönüşür. Sonunda ihbar edilirler ve polis aniden baskın yapar. Hemen toparlanıp oyun kağıtlarını saklarlar, ama polis durumdan emin. Komiser önce papazı sıkıştırmış, "Sen din adamısın, yalan söylemek sana yakışmaz, söyle, kumar oynuyordunuz, değil mi?". Papaz işin nereye varacağını kestirir ve inkâr eder. Komiser kararlıdır, kiliseden İncil' i getirtir, "Öyleyse Mukaddes kitap üzerine yemin et" der. Papaz bir kere hayır demiştir, şimdi itiraf ederse büsbütün kötü olacağını bilir. "Ne yapayım," diye düşünür, "simdi yalan yere yemin eder, sonra katedrale gidip günah çıkartırım, Allah affeder...." Elini kitaba basıp yemin edince, komiserin yapacak birşeyi kalmamıştır. Bu defa hocaya döner, 'Bak hoca efendi," der, "bilirim sizin dinde yalan söylemek çok günahtır. İtiraf et; kumar oynuyordunuz, değil mi?": Hoca düşünür, "evet" dese hem papazi ele vermiş olacak, hem de kendisi için durum iyi olmayacak. "Papaz bızden daha kıdemli, inkar ettiyse bir bildiği vardır. Arkadaş uğruna işleyeceğim bu suçu Allah elbet affeder" diye kendini avutup, basar yemini... Sıra gelmiştir Haham Salamon'a. Komiser bu son kozu da kaybetmek istemez. Bütün hışmı ile ona döner "Söyle Haham efendi," der,"sakın inkâr etme, kumar oynuyordunuz, değil mi?" Haham ellerini kaldırır, papaz ve hocayı işaret eder, "iyi da komiser bey" der,"kiminla? "
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Bilinmezlerde kaybolmusum.Etrafim sessiz kulağim sanki sağır. Duymuyorum, içime kapanmışım sadece KALBİMİN atışlari.Duyuyorum, hissediyorum savaşim KENDİMLE savaşim SEVGİMLE savaşim "O"NLA...BİLİNMİYENİMLE...
|
|
|
dejavu
RADYO DJ si
 
Karma: 1
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 23
|
 |
« Yanıtla #127 : 27 Nisan, 2010, 16:04:16 » |
|
ALLAHIM YAA HEPSİİ GÜSELL HARİKAYDİİ..... TSK... SEQERRR.....ELİNEE SAGLIKK....  )))
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
|
|
...MaSaL...
|
 |
« Yanıtla #125 : 17 Nisan, 2010, 21:04:54 » |
|
Genç bir kadın, aylardır şantiyede olan kocasına aşağıdaki satırları yazar:
Sevgilim, Biliyorsun, sen şantiyedeyken nur topu gibi bir bebeğimiz oldu. Sütüm yetmediği için, yavrumuzu besleyebilmek amacıyla bir sütanne tuttum. Yalnız, bu sütannenin zenci olmasından dolayı çocuğumuz, emdiği sütün etkisiyle zaman içinde zenciye dönüştü. Haberin olsun dedim. Bu konuda benim bir suçum olduğunu düşünmezsin umarım. Öptüm, Biricik eşin
Kadının kocası da bunun üzerine annesine bir mektup yazar:
Sevgili anneciğ im, Karım bana gönderdiği son mektupta, sütü yetersiz olduğu için bir sütanne tuıtmak zorunda kaldığını, o sütannenin zenci olduğunu ve bu yüzden bebeğimizin renginin de zamanla koyulaştığını yazıyor. Bundan eşimi sorumlu tutamayız, tabii ki . Selam ve sevgilerimle
Annesi ise oğluna şöyle bir cevap yazar:
Sevgili oğlum, Aslı na bakarsan, sen doğduğunda benim sütüm de yetersiz kalmıştı. Ama biz fakir olduğumuzdan dolayı, sütanne tutamayıp onun yerine seni inek sütüyle beslemek zorunda kalmıştık. Bu durumda takdir edersin ki, senin safkan bir öküz olmanın sorumlusu ben değilim. Seni seven annen
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 17 Nisan, 2010, 21:04:25 Gönderen: Yeşim..MUTLU »
|
Kayıtlı
|
Bilinmezlerde kaybolmusum.Etrafim sessiz kulağim sanki sağır. Duymuyorum, içime kapanmışım sadece KALBİMİN atışlari.Duyuyorum, hissediyorum savaşim KENDİMLE savaşim SEVGİMLE savaşim "O"NLA...BİLİNMİYENİMLE...
|
|
|
gunesgozlu
Jr. Member

Karma: 0
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 73
|
 |
« Yanıtla #124 : 17 Mart, 2010, 08:03:46 » |
|
Kilise nin papazı zangoçun karısına kötü gözle bakmaya başlar. Zangoç fark eder ama bir şey elinden gelmez. Papaz işi biraz ileri götürünce, zangoç dayanamaz ve papazın değerli şaraplarını içmeye başlar. Papaz bakar şaraplar eksiliyor, takip eder ve zangoçun yaptığını öğrenir. Seslenir.. - Zangoç efendi, uzun zamandır günah çıkartmıyorsun, (Zangoç kalsın ben almayım diyemez.) - Doğrudur sayın peder işler işte der. Papaz - olmaz öyle, geç bakalım kafese. Papaz sorar: - Papazın şaraplarını kim içoor? - Duyulmoor. - Yahu nasıl duyulmaz? - Duyulmoor işte. Papaz daha yüksek sesle: - Zangooç papazın şarapları kim içooor. - Duyulmooor. - Nasıl duyulmaz aramızda bir karış yok. - Buradan duyulmoor işte - Peki yer değiştirelim sen seslen birde bakalım. Zangoç ve papaz yer değiştirirler.. Zangoç ses denemesi için sorar: - Papaz efendi Zangoçun karısını kim götüroor? Papaz cevap verir - Hakket duyulmoor ... !!
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
gunesgozlu
Jr. Member

Karma: 0
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 73
|
 |
« Yanıtla #123 : 17 Mart, 2010, 08:03:44 » |
|
Temel cennete gitmis. Buyukce kapinin onunde uc kisi beklemeye baslamislar. -En onde musluman bir kadin, ikincisi hristiyan bir erkek, ucuncu sirada Temel. -Kapi acilmis ve gorevli bagirmis - Siradaki gelsiiiin. -Musluman kadin girmis kapi kapanmis ve iceriden bir 1 saate yakin kadinin yurek yakan feryatlari duyulmus. Temel ile Hristiyan dehset icinde beklesirken kapi acilmis. -Temel hemen one atilarak sormus; - Ula naptiniz kadina? - Musluman kadin oyle gunahsiz cikti ki zerre kadar bile bulamadik. Hemen melek olmasina karar verildi. Bilirsiniz meleklerin arkasinda iki adet kanat olur. Biz de kanatlari takmak icin uc delik sola, uc delik de saga actik. Tabii ki delikler acilirken biraz cani yandi. Ama simdi alisti, huzur icinde cennetin semalarinda ucuyor. - Siradaki gelsiiiin. -Hristiyan erkek girmis, kapi kapanir kapanmaz yarim saate yakin feryat sesleri sonucu kapi acilmis. -Ayaklari korkudan titreyen Temel yine sinirle sormus; - Ula Hristiyani niye bagirttiniz? -O da oyle gunahsiz cikti ki direkt Hz.Isa'nin havarisi olmasina karar verildi.Bilirsiniz havarilerin kafasinda hale vardir. Biz de kafasinin uzerine iki sola, iki de saga olmak uzere dort delik actik. Tabiyatiyla biraz cani yandi. Ama simdi Hz. Isa ile birlikte cennetin semalarinda ucuyor. -Siradaki gelsiiin deyince... -Temel; 'ben gelmem iceriye' demis. - Nereye gideceksin peki baska secenegin var mi? - Var. Gerekirse cehenneme giderim. - Cehennemde kim var biliyor musun? - Kim var? - Seytan. - Ne yapar ki? - Vallahi denk getirirse si..r seni. - Ossun, onun delugu hazur
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
gunesgozlu
Jr. Member

Karma: 0
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 73
|
 |
« Yanıtla #122 : 17 Mart, 2010, 08:03:25 » |
|
Hızlı düşün, sakin ol, güçlü görün Adamın biri Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki, karşıdan bir leopar geliyor ve belliki günlük yiyeceğini arıyor.
"Şimdi başım dertte" diye düşünmüş minik köpek. Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldigi yöne dönerek kemikleri yemeye başlamış, bu arada da arkadaki haraketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmaya başlamış: "Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mıdır?"
Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış.
Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun onları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak leoparın yiyecek olarak kendisine saldırmasından kurtulacağını düşünmüş. Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış. Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna "Atla sırtıma gidip şunu yakalayalım" demiş.
Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte yaklaştığını fark edince "Şimdi ne yapacağım" diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş. Bunun yerine arkasını yine leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri yemeye devam etmiş.
Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmaya başlamış: "Bu aptal maymun da nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim hâlâ haber yok."
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
gunesgozlu
Jr. Member

Karma: 0
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 73
|
 |
« Yanıtla #121 : 17 Mart, 2010, 07:03:33 » |
|
Sadrazam
Günlerden bir gün
Hamama gideceği tuttu,
Sadrazam hazretlerinin
Bir yanında birinci veziri
Bir yanında ikinci veziri
Bir yanında üçüncü veziri.
Sonra efendime söyleyeyim
Peşkircibaşı,
Nalıncıbaşı
Sabuncuşaþı
Velhasıl tam dört yüz kişilik kafile
Peştamal takıp girdiler hamama
Geçtiler kurnaların başına
Üçer beşer
Sadrazam deseniz
Kuruldu göbek taşına
Yan gelip yattı
* * *
Memleketin en ünlü tellakları
Sardılar dört yanını
Kimi elini kaptı, kimi bacağını
Bir keseleme sürtme faslı başladı.
Tam on iki saat
On iki ünlü tellak
İncitmeden keselediler
Hazretin mübarek vücudunu.
Öylesine kir çıktı ki sormayın
Her biri nah parmağım gibi
Aman efendim bu ne kiri
Demeye kalmadı
Keselerin altında eriyip gitti
Koskoca sadrazam
Bütün maiyet erkânı yerinden fırladı:
- Nettünuz devletliyü?
Dediler tellaklara.
Tellaklar cevap verdi:
- Biz yıkadık, keseledik.
Devletlinin kirden ibaret olduğunu bilemedik.
Suç bizde değil.
Neyleyelim
Kir bitti
Sadrazam elden gitti.
!!!
Ümit Yaşar Oğuzcan ( 1926 - 1984 ) devletümün degerli yönetenlerini hamama götürsek ii olur gibi geldi bana..
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
|
|
|
...MaSaL...
|
 |
« Yanıtla #119 : 16 Mart, 2010, 20:03:22 » |
|
Diyarbakırlının biri bir gun bir tepeye cikip dua etmeye baslamıs. - allahım bana para ver. - ev aliyem araba aliyem. tam o sırada deprem olmus. adam paldır kuldur yere yuvarlanmıs. adam kalkıp ellerini yine acmis. - tamam allahım vermisen verme niye kızisen, - hele kızisen niye itisen.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Bilinmezlerde kaybolmusum.Etrafim sessiz kulağim sanki sağır. Duymuyorum, içime kapanmışım sadece KALBİMİN atışlari.Duyuyorum, hissediyorum savaşim KENDİMLE savaşim SEVGİMLE savaşim "O"NLA...BİLİNMİYENİMLE...
|
|
|
|